Orta Doğu, tarih boyunca epistemolojik bir gerilim hattı üzerinde şekillenmiş ve bu gerilim bölgenin toplumsal, kültürel ve düşünsel yapısını derinden etkilemiştir. Kadim medeniyetlerin beşiği olarak anılan bu coğrafya, aynı zamanda semavi dinlerin doğuşuyla tinsellik ve epistemoloji arasındaki bağın koptuğu bir kriz alanına dönüşmüştür. Bu kriz, yalnızca dini ya da felsefi bir mesele değil, insanın varoluşsal... Read More

