Walter Benjamin, tarihin düz bir ilerleme çizgisi olmadığını, aksine “enkaz yığınları arasında esen bir fırtına” olduğunu söylerken, 90’lı yıllarda bizim bakışımızı da değiştiriyordu. Bu metin, o fırtınanın içinden yazılmıştır. Kürt sineması da böyle bir fırtınanın içindedir: İlerlemeyen, tamamlanmayan, sürekli kırılan bir zamanın içinde. Burada sinema, tarihin devamı değildir. Tarihin kırıldığı yerin görüntüsüdür. Bu nedenle sözlerim... Read More

