Geçtiğimiz yüzyıl boyunca ve bu yüzyılın ilk çeyreğinde ne sıkıntılar yaşandıysa, hepsi 1. Dünya Savaşı sonrası statükosunun hayatın realitesine uymamasından kaynaklıydı. Çok etnisiteli, çok dinli, çok mezhepli bir imparatorluk olarak Savaş’a giren Osmanlı, öncelikle Rum, Ermeni, Süryani ve Yahudi gibi gayrı Müslim unsurları kamusal ve biyolojik hayatın dışına, arta kalanları da mümkün olduğunca coğrafyanın dışına... Read More

