İstanbul, Beşiktaş’taki Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bahçesindeyiz. 1990’ların sonları. Karanlığın salt geceleri değil, gündüzleri de kapladığı yıllar. Bir şey söylemenin, bir şarkıyı kendi dilinde söylemek istemenin, kim olduğunu hatırlatmanın bile bedelinin ağır olduğu zamanlar. Az sonra Ahmet Kaya girecek bahçeye. Şarkılarını dilimizden düşürmediğimiz, her bir dizesini içimize işleyerek söylediğimiz, onun sesini duymanın bile başlı başına bir... Read More