İkimiz zamanında el üstünde tutulmuş iki kişiydik desem abartmış olmam. Bensiz bir düğün olmaz, bir cenaze kalkmazdı. Kendimi bir yana bırakayım, Goethe’nin gittiği yer aydınlanırdı. Onu gören kendinden geçerdi. Roma’da Papa’yı görmek ne ise, Goethe’yi görmek oydu. İlk kitabından itibaren halk onu sardı, ikinci bir deri oldu. Burada yollarımız ayrıldı, Goethe et oldu, ben kemik;... Read More

