Modern edebiyatın temel serüveni, Batı metafiziğinin çözülmesiyle başlar ve tek bir soruya indirgenebilir: Mutlak hakikat ortadan kalktığında anlam nasıl var olmaya devam eder? Bu soru, farklı yazarların eserlerinde farklı biçimlere bürünür; ancak hepsi aynı tarihsel kırılmanın varyasyonlarıdır. Conrad’ın Karanlığın Yüreği’yle başlayan çizgi mutlağın ilk büyük çatlağını verir: Anlam dış dünyada değil, artık insanın iç karanlığında... Read More

