Bizim hikâyemiz, güneşin dahi nazar kılmadığı, zamanın unuttuğu bir kuytuda, mühürlenmiş bir sır gibi kaldı. Ne göreni oldu ne de ızdırabını omuzlayanı… Bir medfun gibi sessiz, bir muamma gibi derin… Ve her daim kanayan bir kesik misali, hüznün duldasında mahzun durdu. Ansızın bastıran yağmurların taşırdığı bir nehir gibi içimize akıverdi bu hâl. Ama ne dalgaları... Read More

