Güney Afrika edebiyatı, geçmişinden bağımsız düşünülemez çünkü bu coğrafyada geçmiş, geride kalmış bir zamandan çok hâlâ canlı, nabız atan bir yaradır. Damon Galgut da bu edebî geleneğin içinden gelir. Apartheid’ın bıraktığı ahlaki yıkımı ve toplumsal travmaları incelerken, yalnızca geçmişin izlerini sürmekle yetinmez aynı zamanda “Yeni Güney Afrika”nın parlak vaatlerinin altındaki sessiz çürümeyi de görünür kılar.... Read More










