Edebi metinler, kuramlar, günceler, manifestolar yazıyoruz. Şarkılar, denemeler, oyunlar, senaryolar… Ve köşe yazıları. Aklımızda – belki belli aralıklarla – şu soru dolaşıyor: Neden yazıyorum; yazar ne için yazar? Ve yazının varsaydığı okur, niçin okur? Dilbilim, göstergebilim, fenomenoloji hatta varlık felsefesinin uğraştığı bu ‘basit’ soruyu düşününce, aklıma Marguerite Duras’ın Pasifik’e Karşı Bir Bent Romanı geliyor. *... Read More






