Sinemanın yalnızca bir sanat değil, bir direniş biçimi olduğuna inanan Yılmaz Güney’in sürgündeki son yıllarına ışık tutan “Yılmaz Güney ile Paris’te İki Yıl”, Muzaffer Doyum’un tanıklığıyla “Duvar”ın yaratım sürecini, setin hapishaneye dönüşen manastırını ve devrimci düşüncenin sinemayla nasıl iç içe geçtiğini anlatıyor. Güney’i “Çirkin Kral”ın ötesinde, titiz bir sinema ustası ve örgütlü mücadeleye adanmış bir fikir adamı olarak yeniden konumlandıran kitap, anı, politika ve sinema ekseninde benzersiz bir tanıklık sunuyor. Read More
Yılmaz Güney’in ismini eniştemin arkadaşı olması ve Isparta Cezaevi’nde onu ziyarete gidip gelmesi nedeniyle çok erken yaşlarda duymuştum. Güney’e dair her gelişme gazetelerden önce bizim geniş ailenin gündeminde yer alırdı. Bir ara sohbetlerinin en heyecanlı konusu, aldıkları bir habere göre Yılmaz Güney’in bayram iznine çıkan beş mahkûmun hikâyesinin anlatılacağı Bayram adında bir filmdi. Eniştem filmde... Read More
Amed Uluslararası Film Festivali, 8 yıllık kayyım döneminin ardından 84 filmle yeniden sinemaseverlerle buluşacak. Festival Komitesi’nden sinemacı Mehmet Erbay, “Sanatla, sanatsal duyguyla iç içe olalım” diyerek herkesi festivale davet etti. Read More
“Bir insan ömrünü neye vermeli?” diye başlıyordu şarkı. Belki de bir insanın yaşadığı müddetçe kendisine en çok sorduğu veya sorması gereken muammayı anlatırken. Bu sorunun cevabını bulmuş ve ömrünü bu cevaba adamış altı insanın anıldığı bir etkinlik yapıldı geçtiğimiz cuma akşamı. CHP’nin Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı kapsamında Yılmaz Güney, Ahmet Kaya, Hrant Dink, Orhan... Read More
İnsanlık tarihinin en büyük destanlarından biri, aslında bir savaş destanı değildir. Bir eve dönüş destanıdır. Homeros, Odysseia‘yı yazarken yalnızca Troya Savaşı’nı anlatmadı. O, insanın yurduna duyduğu özlemi ölümsüzleştirdi. Savaş bitmişti. Odysseus kazanmıştı. Önünde yeni krallıklar, yeni hayatlar ve hatta ölümsüzlük vardı. Tanrıça Kalypso ona sonsuz yaşam vaat etti. Ama Odysseus’un kalbi hiçbir zaman İthaka’dan... Read More
Yılmaz Güney’in hayatını tek bir kelimeyle anlatmak mümkün değil. Yoksulluk vardı o hayatta, sinema vardı, hapishaneler, başarılar, yasaklar, aşklar, öfke, siyaset, sürgün ve büyük bir üretme tutkusu vardı. Tabii ki çelişkileri de vardı, hüznü de… Adana’nın yoksul mahallelerinden dünya sinemasının en büyük sahnelerinden birine uzanan bir hayattı bu. Bir yanda Anadolu’nun yoksulluğundan çıkmış bir... Read More