Kefensiz, törensiz, mezarsız, sadece büyütülüp çerçevelenmiş eski bir fotoğrafa sarılarak yapılan taziyenin ardından el ayak çekilince, evin balkonunda sessizce oturduk bir süre. Şehrin üstüne doğru eğilmiş bir gölge gibi duran Sümbül dağına bakıyorduk birlikte. Başındaki beyaz örtünün ucuyla göz yaşlarını silerken; “Gittikten sonra kalan birkaç parça eşyasını gönderdiklerinde, o gün anladım bir daha gelmeyeceğini.”... Read More










