Bazı hayatlar vardır ki, haritası çizilmemiş coğrafyalar gibi keşfedilmemiş, pusulasız ilerleyen sürgünler gibi belirsiz ve görünmeyen sınırların kıyısında salınan varoluşlar gibidir. Devletin, otoritenin ve muktedirin mutlak hakikat olarak sunduğu düzene ne tam olarak dâhil olabilirler ne de bütünüyle dışında kalabilirler. Varlıkları tanımlanmış kalıplara sığmadığı için görünmez sayılır; yoklukları ise bir tehdit olarak görüldüğünden sürekli denetim... Read More








