Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde aldığı ödülü Yılmaz Güney'e ithaf eden Nur Sürer, bu durumu eleştiren Farah Zeynep Abdullah'a sert yanıt verdi: "Yılmaz Güney bizim kıymetlimizdir." Read More
Kant’ın ailesi dindardı, babası saraçtı, bu yüzden olsa gerek atları severdi, onun gibi deriden anlayan, demirden anlayan biri yoktu, hele yaptığı koşum ve üzengilerin eşi benzeri yoktu. Atla bilgi arasında bir ilişkinin olduğunu Kant o zaman anladı, dedi, bir kere düşen, bir daha ata binme cesareti gösteremez. Hayatı boyunca ne attan düştü ne de bildiğinden... Read More
İtalyan sanatçı Maurizio Cattelan'ın "Komedyen" adlı eseri, sanat dünyasında kavramsal sanatın sınırlarını zorlamaya devam ediyor. Duvara bantlanmış bir muzun 6,24 milyon dolara satılması, eserin kültürel bir fenomen haline geldiğini bir kez daha gösterdi.
Read More
Samsat’a atla bir saat mesafede ki Gavraq köyündeyim; şimdi buranın bir tepesi var diye “Tepe Köy” diyorlar. Ne diyeyim, büyüklerimiz böyle düşünmüş… Büyüklerimiz yer adlarını değiştirerek oranın değişeceklerini zannetmişler. İşte tam burada, bunları düşünüp domates biber fidelerini eşelerken, uzaktan bir atlı göründü, geldi; attan indi, yaramı deldi geçti, dedi: “Karl’dan selam getirdim, gelsin diyor.” Önce... Read More
“Hiroşima’da hiçbir şey görmedin!” Fusco’nun müziği eşliğinde, Hiroşima’da bir otel odası… Japon bir adam ve Fransız bir kadın, kentin içine işlemiş derin acının kıyısında, uzun uzun aşka bulaşacaktır. Tek bir gecede, belki de yıllarca yan yana bir şey paylaşamayan insanlardan, çok daha fazla şey paylaşacaklardır. Gerçek bir ilişki, zamanla mı kıyaslanır, yoksa zamanın hızlı salıncağında... Read More
"Trakların madenciliği, dokumacılığı ve kendilerine özgü pişmiş toprak kapları var. Burada dokumacılıkla ilgili büyük faaliyet bulunuyor. Aynı zamanda mureksler var ve bunlarla özel boya üretmek mümkün. Kralın elbisesi mureksle boyalıydı. Yani elbiselerini kendileri dokumuş ve kendileri boyamışlar." Read More
Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, "Günümüzde, kullanılan 'kanser' kelimesi de ismini Yunanca'daki 'yengeç' isminden almaktadır. Bu tür tılsımlı taşlar, Helenistik dönemden başlayarak, milattan sonra 4. yüzyıla kadar yaygın bir şekilde kullanılmışlardır" dedi. Read More