Fransa’da hükümetin okul kapatma tedbirlerine rağmen liseli ve üniversiteli gençlerin eğitim koşulları ile üniversiteye giriş sistemine (Parcoursup) karşı başlattığı protestolar tırmanıyor.
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan da eylemcilerle dayanışma içinde olduklarını kaydetti.
Bakırhan ve Hatimoğulları X hesaplarından Fransızca, Kürtçe ve Türkçe mesajlar paylaştı.
Bakırhan mesajında şunları kaydetti:
“Paris banliyölerindeki liselilerin yükselttiği itiraz, Fransa’daki eğitim sisteminin derinleşen eşitsizliklerini ve yapısal sorunlarını bir kez daha görünür kılıyor.
DEM Parti olarak, gençlerin eşit, nitelikli ve herkes için erişilebilir eğitim talebini sahipleniyoruz. Öğretmen açığının giderilmesi, okulların fiziki koşullarının iyileştirilmesi, üniversiteye erişimdeki eşitsizliklerin ortadan kaldırılması ve ağır ders yükünün hafifletilmesi öğrencilerin en temel haklarıdır.
Geleceğini ve eğitim hakkını savunan liselilere yönelik polis şiddetine son verilmeli, sorunların çözümü baskıyla değil diyalogla aranmalıdır. Dayanışma yaşatır !
Fransız gençliğinin bu meşru mücadelesini dayanışmayla takip ediyoruz.”
Paris banliyölerindeki liselilerin yükselttiği itiraz, Fransa’daki eğitim sisteminin derinleşen eşitsizliklerini ve yapısal sorunlarını bir kez daha görünür kılıyor.
DEM Parti olarak, gençlerin eşit, nitelikli ve herkes için erişilebilir eğitim talebini sahipleniyoruz. Öğretmen açığının giderilmesi, okulların fiziki koşullarının iyileştirilmesi, üniversiteye erişimdeki eşitsizliklerin ortadan kaldırılması ve ağır ders yükünün hafifletilmesi öğrencilerin en temel haklarıdır.
Geleceğini ve eğitim hakkını savunan liselilere yönelik polis şiddetine son verilmeli, sorunların çözümü baskıyla değil diyalogla aranmalıdır. Dayanışma yaşatır !
Fransız gençliğinin bu meşru mücadelesini dayanışmayla takip ediyoruz.————-
La mobilisation des lycéens dans les banlieues parisiennes met une nouvelle fois en lumière les inégalités croissantes et les problèmes structurels du système éducatif français.
Au DEM Parti, nous soutenons la revendication d’une éducation égalitaire, de qualité et accessible à toutes et tous. Combler le manque d’enseignants, améliorer les conditions matérielles dans les établissements, mettre fin aux inégalités d’accès à l’université et alléger la charge de travail scolaire sont des droits fondamentaux des élèves.
Les violences policières contre les lycéens qui défendent leur avenir et leur droit à l’éducation doivent cesser. Les problèmes doivent être résolus par le dialogue, et non par la répression. La solidarité fait vivre !
Nous continuerons à suivre avec solidarité la mobilisation légitime de la jeunesse française.—————
Li banliyoyên Parîsê, xwenekarên lîseyê bi çalakiyên xwe newekheviyên kûr û pirsgirêkên bingehîn ên pergala perwerdeya Fransayê careke din dixin ber çavan.
Em weke DEM Partî piştgirî didin daxwaza perwerdeya wekhev, bi kalîte û gihîştbar. Dabînkirina kêmjimariya mamosteyan divê bê temamkirin, şert û mercên fizîkî yên dibistanan divê bên başkirin, newekheviyên di gihiştina zanîngehan de divê bên rakirin û giraniya barê dersan divê bê kêmkirin. Ev mafên bingehîn ên xwendekaran in.
Divê zordariya polîsan a li dijî xwendekarên lîseyê yên ku siberoj û mafê xwe yê perwerdeyê diparêzin, bi dawî bibe. Pirsgirêk divê ne bi zordarî, bi danûstandinê bên çareserkirin.
Bijî piştgirî!
Em bi hevgirtina xwe, têkoşîna rewa ya ciwanên Fransayê dişopînin.
@JLMelenchon
@BallyBagayoko
@ArSaint_Martin
@FranceInsoumise
@EmmanFernandes
@Portes_Thomas— Tuncer BAKIRHAN (@tuncerbakirhan) October 7, 2026
Hatimoğulları da paylaşımında “Fransa’da banliyö liselerinde başlayan öğrenci eylemleri, eğitim sistemindeki sorunları ve derinleşen eşitsizlikleri bir kez daha görünür kıldı. Türkiye’nin köklü öğrenci mücadele geleneğinin taşıyıcısı olan DEM Parti olarak dün olduğu gibi bugün de coğrafyalar değişse de gençliğin nitelikli ve eşit eğitim mücadelelerini destekliyoruz. Paris sokaklarındaki direniş tam da bu evrensel mücadelenin güncel ifadesidir.
Fransa’da öğrencilerin, öğretmen açığının giderilmesi, fiziki okul koşullarının iyileştirilmesi, üniversiteye kabul sisteminin yarattığı adaletsizliklerin son bulması ve uzun ders saatlerinin yeniden düzenlenmesi yönündeki talepleri demokratik haklarıdır. Eğitim hakkını savunan öğrencilere yönelik polis şiddeti son bulmalı, öğrencilerin talepleri kabul edilmelidir. Bu meşru taleplerin uluslararası düzeyde takipçisiyiz. Dayanışma yaşatır!” ifadelerini kullandı.
Fransa’da banliyö liselerinde başlayan öğrenci eylemleri, eğitim sistemindeki sorunları ve derinleşen eşitsizlikleri bir kez daha görünür kıldı.
Türkiye’nin köklü öğrenci mücadele geleneğinin taşıyıcısı olan DEM Parti olarak dün olduğu gibi bugün de coğrafyalar değişse de gençliğin nitelikli ve eşit eğitim mücadelelerini destekliyoruz. Paris sokaklarındaki direniş tam da bu evrensel mücadelenin güncel ifadesidir.
Fransa’da öğrencilerin, öğretmen açığının giderilmesi, fiziki okul koşullarının iyileştirilmesi, üniversiteye kabul sisteminin yarattığı adaletsizliklerin son bulması ve uzun ders saatlerinin yeniden düzenlenmesi yönündeki talepleri demokratik haklarıdır.
Eğitim hakkını savunan öğrencilere yönelik polis şiddeti son bulmalı, öğrencilerin talepleri kabul edilmelidir. Bu meşru taleplerin uluslararası düzeyde takipçisiyiz.
Dayanışma yaşatır!
Les mobilisations lycéennes qui ont commencé dans les banlieues françaises ont une nouvelle fois mis en lumière les difficultés du système éducatif et les inégalités qui continuent de se creuser.
En tant que DEM Parti, héritier d’une longue tradition de luttes étudiantes en Turquie, nous soutenons, aujourd’hui comme hier, les combats de la jeunesse pour une éducation de qualité et accessible à toutes et tous, au-delà des frontières. La mobilisation des jeunes dans les rues de Paris est l’expression actuelle de cette lutte universelle.
En France, les revendications des élèves – résorber le manque d’enseignants, améliorer les conditions matérielles des établissements, mettre fin aux inégalités engendrées par le système d’accès à l’université et revoir la longueur des journées de cours – relèvent de leurs droits démocratiques.
Les violences policières contre les élèves qui défendent leur droit à l’éducation doivent cesser et le dialogue doit être privilégié. Nous continuerons à porter et à suivre ces revendications légitimes au-delà des frontières.
La solidarité fait vivre !
Çalakiyên xwendekaran ku li Fransayê, li dibistanên banliyoyan dest pê kirine, pirsgirêkên pergala perwerdeyê û newekheviyên ku her ku diçin kûrtir dibin, careke din derxistine holê.
DEM Partî xwedî kevneşopiyeke xurt a têkoşîna xwendekaran e. Em weke DEM Partî wekî do îro jî bi awayekî sînornenas piştgirî didin têkoşîna ciwanan a ji bo perwerdeyeke baş û wekhev. Berxwedana ciwanan a li kolanên Parîsê nîşana vê têkoşîna gerdûnî ya îroyîn e.
Daxwazên xwendekaran ên ji bo dabînkirina kêmjimariya mamosteyan, baştirkirina şert û mercên fizîkî yên dibistanan, rakirina bêedaletiya ku ji pergala destpêka zanîngehan derdikevin û ji nû ve rêkxistina saetên dersan, daxwazên demokratîk û rewa ne.
Divê zordariya polîsan a li dijî xwendekarên ku mafê xwe yê perwerdeyê diparêzin, bi dawî bibe. Divê daxwazên xwendekaran bê pejirandin. Em ê li ser asta navneteweyî şopdarên van daxwazan bin.
Her bijî piştgirî!
@JLMelenchon @BallyBagayoko @ArSaint_Martin @FranceInsoumise @Portes_Thomas— Tülay Hatimoğulları (@TulayHatim) October 7, 2026
Ne olmuştu?
Fransa genelindeki öğrenci protestoları, eylül ayı boyunca öğretmen yetersizliği, aşırı kalabalık sınıflar, bakımsız okul binaları ve üniversiteye giriş sistemi Parcoursup’e yönelik birikmiş tepkilerin sokağa taşmasıyla başladı. Paris merkezli patlak veren eylemler; kısa süre içinde Lille, Montpellier, Nantes ve Marsilya gibi ülkenin büyük kentlerine yayılarak ulusal bir boyut kazandı.
Öğrencilerin yüzlerce okulun girişine barikatlar kurmasıyla tırmanan gösteriler, 28 Eylül ile 4 Ekim tarihleri arasında polisin sert müdahalelerine sahne oldu. Süreç içinde Fransa Eğitim Bakanı Édouard Geffray, 24 okulun yakıldığını veya tahrip edildiğini öne sürerken, derslere aşamalı olarak dönüleceğini ilan etti ve yaşanan şiddet olaylarından “harekete sızan aşırı sol grupları” sorumlu tuttu.
Krizin derinleşmesi üzerine Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, okulların fiziki şartlarının düzeltilmesi ve Parcoursup sisteminin şeffaflaştırılmasını içeren bir tedbir paketi açıkladı. Ancak hükümetin aynı zamanda eylemlerdeki maddi hasarı protestoculara ödetmeyi öngören “tahrip eden öder” yasa tasarısını hızlandırması tepki çekti. Lise öğrenci sendikası USL, sunulan tekliflerin somut hiçbir çözüm barındırmadığını belirterek geri adım atmadı.
Eylemlerin seyri, polisle yaşanan çatışmalarda bir öğrencinin elinin kopması ve göz yaşartıcı gaz kapsüllerinin göstericilerin göz ile dişlerine isabet ettiğine dair haberlerle daha da sertleşti. İnsan hakları kuruluşları, en az 190 öğrencinin yaralandığı süreçte “orantısız polis müdahalesi” konusunda endişeli olduklarını söyledi.
Öğrenci hareketinin “Üçüncü Perde” olarak adlandırdığı eylem dalgasına ülkenin en büyük işçi sendikası Confédération Générale du Travail (CGT), veliler ve üniversite öğrencilerinin de aktif destek vermesiyle protestolar kitleselleşti. Resmî makamlar 900, öğrenci sendikaları ise 2.000 civarında ortaöğretim kurumunun tamamen veya kısmen kilitlendiğini bildirirken; Lyon’da barikatlar ateşe verildi, Strasbourg’da ise polisle şiddetli çatışmalar yaşandı.
68’den bu yana “en güçlü gençlik hareketi”
Gözaltı sayısının 6 bine yaklaştığı ve Fransız yetkililer ile AFP verilerine göre gözaltına alınanların yaklaşık yüzde 85’ini 18 yaşından küçüklerin oluşturduğu dalga, ülkedeki siyasi dengeleri de sarstı.
Solcu “Boyun eğmeyen Fransa” (La France Insoumise ) lideri Jean-Luc Mélenchon ise yaşanan tabloyu, 1968’den bu yana Fransa’da görülen “en güçlü gençlik hareketi” olarak tanımladı.







