Yetmiş iki saat doldu. Hani o kritik denen süre var ya! Ölümle yaşam arasındaki en belirsiz, o en ince çizgi yani. Onu geride bıraktık işte. Şimdi dönebiliriz yeniden yaşamın inceliğine, bizi bekleyen yaşamsal işlere. Bak,yazabiliyorum artık. Boğazıma düğümlenen sözcükler, kalemimde donan mürekkep çözüldü. Ölümün donuk durağanlığı, gümbür gümbür bir yaşamın akışkanlığına bıraktı yerini. Sen acele... Read More

