Sinemanın yalnızca bir sanat değil, bir direniş biçimi olduğuna inanan Yılmaz Güney’in sürgündeki son yıllarına ışık tutan “Yılmaz Güney ile Paris’te İki Yıl”, Muzaffer Doyum’un tanıklığıyla “Duvar”ın yaratım sürecini, setin hapishaneye dönüşen manastırını ve devrimci düşüncenin sinemayla nasıl iç içe geçtiğini anlatıyor. Güney’i “Çirkin Kral”ın ötesinde, titiz bir sinema ustası ve örgütlü mücadeleye adanmış bir fikir adamı olarak yeniden konumlandıran kitap, anı, politika ve sinema ekseninde benzersiz bir tanıklık sunuyor. Read More
Atama rakamları ekranda parıldarken, öğretmenlerin gerçek hayatına düşen gölge büyüyor: kontenjanların erimesi, ücretli öğretmenlik düzeni, güvencesizlik ve hızla düşen alım gücü; genç öğretmenleri mesleğin dışına, eğitimi de eşitlikten uzaklaştırıyor. Read More